Günce Röportajı: Benden magazin malzemesi olmaz
Administrator tarafından yazıldı.    Cumartesi, 07 Ocak 2012 20:08    PDF Yazdır e-Posta

 

Günce, yeni albümü 'Hayat Aşktan Geçer'de aşkın her halini notalara aktarıyor. Oğlu Ali için kısa bir ara verdiği müziğe geri dönen şarkıcı, yeni albümüyle ilgili 'Üç yıldır içimde biriktirdiğim mutlu kadının şarkılarını dinleyeceksiniz' diyor. Günce ile aşkı, müziği ve albümünü konuştuk.

Serhat Tekin / Akşam

Bu Aşk Değil' albümüyle tanınan  Günce'yi elektronik alt yapılar üstüne şarkılar söyleyen bir şarkıcı olarak sevdik. Zaman içinde tarzını yumuşatarak daha akustik bir yola giren Günce, birçok müzik türünden örnekler sunduğu yeni albümü 'Hayat Aşktan Geçer'le  karşımızda. Şarkılarının kendinden bir adım önde gitmesinden mutluluk duyan Günce, 'Magazine benden malzeme çıkmaz diyor.

- Bir önceki albümünüz 'Su' çıktıktan sonra kayıplara karıştınız. Nerelerdeydiniz?

Evet, bir oğlum oldu. Bu ayrılık için bir yandan iyi ki olmuş çünkü Ali dünyaya gelmiş diyorum; diğer yandan ise biraz mecburi bir ayrılıktı diye düşünüyorum. 'Su' albümüm yeni çıkmış ve birçok şarkım çok beğenilmişti. Önü açık bir albümdü fakat ben dört ay içinde oğluma hamile kaldım ve evlendim. Sağlık sorunlarım yüzünden bu albümün arkasında duramadım. Bu üç yıllık ayrılık döneminde ise yeni şarkılar biriktirdim. Ben her şeyin olması gerektiği zamanda olduğuna inanırım.

- Ve aradan üç yıl geçtikten sonra 'Hayat Aşktan Geçer' dediniz...

Sözleri Çağlar Yerlikaya'ya, müziği bana ait bir şarkı o. Benim çok pozitif ve enerji dolu olduğum bir anda çıkmış bir melodi. Ben normalde biraz daha 'acıların kadını' tarzında besteler yaparım. Bu kez çok enerjik bir melodi olunca, Çağlar da ona göre sözler yazdı. 'Seni terk ettim artık çok mutluyum' ya da 'ne olur terk etme' söyleminin dışında, aşka iyi tarafından bakan, enerjisi yüksek bir şarkı.

- Albümün geneli için ne söyleyeceksiniz?

Üç yıl içimde biriktirdiklerim patladı. İçinde her zamanki gibi dört tane kendi bestem var. Pop rock ballad şarkıları, tınıları ve akustik şarkıları içinde barındıran, farklı konseptleri buluşturan bir albüm oldu. Sound anlamında daha sıcak ve daha sade bir albüm diyebilirim.

- Sizin müziğinizde neler değişti?

Müziğimle biraz daha enerjik bir Günce var. Şarkılarıma bunu yansıttığımı düşünüyorum.

AŞK İÇİN KARİYERİMİ ASLA BIRAKMAM

- Siz aslında ilk albümünüzde ciddi elektronik alt yapılı şarkılar söylediniz. Şimdi ise yumuşamış sizi görüyorum. Hangisine daha yakınsınız?

Söylediğim bütün şarkılara kendimi yakın hissediyorum. Tarz olarak ayırmıyorum. Fakat bir gerçek var ki, 2003'te Erol Temizel'le çıkardığımız 'Bu Aşk Değil' albümü, piyasada çok ilgi ve beğeni toplamıştı. İlk defa denenmiş bir projeydi. İkinci albümde onu biraz daha akustiğe kaydırmaya çalıştım. Yavaş yavaş ama bilinçli yapılmış seçimlerim oldu. Kendimi şu anda yaptığım müziğe daha yakın hissediyorum.

- Peki, bu dördüncü albümünüzle nerede görüyorsunuz kendinizi? 'Hak ettiğim yerdeyim' diyor musunuz?

Hedefleriniz, amaçlarınız, idealleriniz oldukça 'Evet ben istediğim yerdeyim' dememelisiniz. Bunu söylediğiniz anda üretiminiz, çabanız, sabrınız bitmiş demektir. Ben bunu söylemek istemem. Her zaman geldiğim noktadan daha ileri bir hedef belirlemeliyim ki kendimi aşayım. Aslında, sadece iyi müzik yapıp, şarkı söylemeye çalışıyorum.

- Bütün albümlerinizi kendi başınıza yapmışsınız...

Evet benim hiçbir zaman arkamda itici bir güç, çok büyük destekler yoktu. Ben hep kendim bir şeyleri var etmeye çalıştım. İlk albümden itibaren albümlerimin prodüktörlüğünü kendim üstlendim. Çok büyük sıkıntılar yaşadım. Kendi emeğimle, kendi çabamla bu noktaya gelmem benim için, çok büyük promosyonlar ve dirsek temaslarıyla gelmekten çok daha kıymetli. Bu noktada başarılıyım.

- Albümde aşkın her hali var. Aşk için kariyerinizi erteler misiniz?

Aşk için kariyeri bir kenara koymam. Bunu eşim de çok iyi bilir. Bebeğim için uzak kalmıştım. Zor bir hamilelik geçirdim. 9 ay yatmamı gerektiren bir durum olduğu için uzak kalmıştım. Çocuğum için her şeyi yaparım ama hiçbir aşk için kariyerimi bırakmam. Ben aşkın insanı var ettiğine inanmıyorum. İnsan kendi becerileri, hayattaki duruşu ve kattıklarıyla yaşayan bir varlıktır. Karşınızdaki insan size o değerlerinizle aşık olur zaten. Sonradan bu değerlerden vazgeçilmesi büyük bir tezattır.

- Eşiniz Nail Evrim Doğ ile yaptığınız bir düet var albümde...

O şarkının peşinde yaklaşık üç yıldır koşuyordum. Alternatif rock albümü hazırlayan eşimin bu şarkısı pop rock bir ballad'dı. Dinlediğim ilk günden beri 'ne yapsam da kendi albümüme alsam' diye düşünüyordum. Şarkı benim olduktan sonra mutlu oldum ama o düet yapmayı düşünmüyordu. Ben onu, bir şekilde oyuna getirip 'şöyle bir back vokal yapsana' diyerek baştan sonra şarkıyı okuttum. Daha sonra ondan gizli gizli şarkıyı düzenleyip 'Bak Evrim artık bir düetimiz var' diyerek büyük bir emrivaki yaptım.

- Anne olunca hayat değişti mi?

Hayata çok daha pozitif, dertlere karşı çok daha nötr bakmayı öğrendim. Çok hoş görülü bir insan haline getirdi beni oğlum Ali. Onun sevgisi beni besliyor.

BEN MANKEN DEĞİLİM Kİ!

- Sizin yüzünüzü değil şarkılarınızı biliyor genelde insanlar. Şarkılarınız sizden önde gidiyor.

Bu bilinçli bir seçim değil. Ben magazinin ilgisini çekecek bir tip değilim aslında. Sadece şarkısını söyleyen, şarkılarında ticari kaygılar barındırmayan bir yapım olduğu için, böyle oluyor. Evet, şarkılarım biliniyor, sadık bir kitlem olduğunu düşünüyorum. Çok büyük patlamalar yapmayacak boyutta benim duruşum. Yaptığım işle maksimum magazinde yer alırım. Bu yüzden bazı insanlar beni tanımaz bilmez. Ama bu benim tercihim değil, kendiliğinden oluşmuş bir durum.

- Bu durumdan rahatsızlık duydunuz mu?

Hayır... Şarkıların benim önüme geçmesi, beni daha çok mutlu ediyor. Her zaman da böyle olsun istedim. Yaptığım işin, varlığımdan önde olmasını istedim ve böyle olması benim için bir şans. Bu durumdan mutluyum. Ben manken değilim ki kendimi pazarlayayım. İnsanların kalbine giden yolun müzikle olduğunu düşünüyorum.

 

Bu Haber 249 Defa Okunmustur