6 Albümü ve 120 şarkısıyla sadece kendi resmi web sitesinden ücretsiz olarak çalışmalarını paylaşan Melis Bilen, PoptakiP'în sorularını yanıtladı! Henüz keşfetmeyenler ve tanımayanlar için PopTakiP sordu Melis bilen cevapladı...

 

Röportaj: Gökhan AVŞAR / PopTakiP
 
Melis Bilen kimdir? Bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?
 
- İstanbul’da doğdum. Özel Darüşşafaka Lisesi, sonrasında Sabancı Üniversitesi’nden mezun oldum. Endüstri mühendisiyim. Ayrıca şarkıcı, besteci, söz yazarı ve emekçiyim. Şu ana kadar 120 parça yaptım ve yayınladım. Bunlarda 50 kadarı İngilizce yazdığım parçalar. Tırnaklarımla kazarak, çaba sarfederek aşık olduğum mesleği icra etmeye çalışıyorum.
 
Şu ana kadar neden bir albüm çıkarmadınız?
 
- Şu ana kadar 6 albüm çıkardım. Bunların hepsini web sitemden ücretsiz paylaşıyorum. Bir yapımcıyla sözleşme imzalayarak bir şirket aracılığıyla albüm çıkarmadım. Çünkü hayalimdeki projeleri beraber gerçekleştireceğim bir yapımcıyla henüz karşılaşmadım.
 
Peki, ilerleyen dönemlerde bir albüm projeniz olacak mı?
 
- Doğru yapımcı ve doğru şirketle karşılaşırsam olabilir.
 
Sitenizde eserlerinizi ücretsiz olarak dinletebiliyorsunuz hiçbir ücret almadan. Peki, gelirinizi nasıl elde ediyorsunuz?
 
- Sahne performanslarımdan. Kongreler, şirket geceleri, açılışlar, lansmanlar gibi organizasyonlarda sahne alıyorum. Ayrıca lansmanlar için jingle lar yazıyorum. Kazandığım meblayı yine stüdyo çalışmalarıma ve yeni müzik projelerime aktarıyorum.
 
 
Türkiye sizi 2009 yılında Yetenek Sizsiniz ile tanıdı. Bu nasıl gelişti?
 
- Türkiye beni Yetenek Sizsiniz’le tanımadı aslında. Yarışmada toplamda 2 parça söyledim. Yarı finalde de elendim. Çok kısa bir süre zarfıydı. Kendinizi yeterince ifade edecek bir ortam değildir yarışma ortamı. Fakat zamanla yeni parçalar üreterek, yeni projeler yaparak, farklı şehirlerde ve ülkelerde konserler vererek daha fazla tanındım. 
 
Yetenek Sizsiniz yerine O Ses Türkiye programına katılsaydınız kimin takımında olmayı isterdiniz? Neden?
 
- Genelde böyle soruları cevaplamıyorum, çünkü yanlış anlaşılmaktansa hiç konuşmama taraftarı olan biriyim. Fakat bu defa cevaplayacağım, çünkü belki de bu soru yaklaşık 1000 defa sorulmuş olabilir. Türkiye’de ses kapasitemle örtüşecek bir şarkıcı şu anda hiçbir tv programında jüri koltuğunda değil. Dolayısıyla yarışmaya katılmak ya da kimsenin takımında olmak istemezdim. 
 
Şuan sahne aldığınız bir yer var mı?
 
- Dediğim gibi özel açılışlarda, kongrelerde ve özel organizasyonlarda sahne alıyorum. Zaman zaman Kıbrıs’ta festivaller de oluyor. Fakat düzenli çıktığım bir bar ya da gece kulübü yok. Çünkü zaten bar ya da gece kulübünde çıkmama prensibim var. 
 
Melis Bilen’i nerelerden takip edebilirler?
 
www.melisbilen.com 
www.facebook.com/melisbilenn 
www.twitter.com/melisbilen 
www.youtube.com/piyannooo 
www.reverbnation.com/melisbilen 
www.soundcloud.com/melisbilen 
www.instagram.com/melisbilenmusic 
http://ask.fm/melisbilenmusic 
http://www.flickr.com/photos/melisbilen/sets/72157627860690330/ 
www.melisbilen.tumblr.com    
www.myspace.com/melisbilen 
http://melisbilen.blogspot.com/ 
www.imdb.com/name/nm3515381 
 
İngilizce ve Türkçe besteler yapan Melis Bilen, aynı zamanda İtalyanca, İspanyolca, Almanca, Fransızca, Rumca, Arapça gibi pek çok dilde şarkılar seslendirmekte. Bu kadar başarıyı neye borçlusunuz?
 
- Bence bu kulakla ilgili bir şey. Duyduğunuzu taklit edebilme yetisi, yani bir nevi papağanlık. Bilmediğiniz bir dili ilk defa duyup şivesini taklit edebiliyorsanız iyi bir kulağa sahip olduğunuzu söyleyebiliriz. Duyduğunuz bir notayı, ses ile çıkarabiliyorsanız da bu bir kulak yetisidir. Bir kere duyduğunuz bir parçayı olduğu gibi söylemek ve hatta ona farklı bir yorum katarak da söyeleyebiliyorsunuz bu hem kulak hem de yaratıcılıkla ilgili bir şeydir. Bence bunların hepsi birbiriyle bağıntılı. Dile yetenekli olmak ve farklı dillerde şarkı söylemek de tamamen kulakla ilgili bir şey. Bunlar benim görüş ve analizlerim.
 
 
Müzik dışında sporculukla uğraştınız, bunun yararını görüyor musunuz şuanda?
 
- Keslinlikle. Sahnede çok hareketli olmam, dans etmem ve nefes nefese kalmadan şarkı söyleyebilmemi buna borçluyum diye düşünüyorum. Ayrıca spor diyaframı ve karın kaslarını geliştiriyor. Şan tekniğinizde bunu da kullanıyorsunuz.
 
Melis Bilen kimleri dinler?
 
- Bruno Mars, Christina Aguilera, Leona Lewis, Beyonce, Lara Fabian, Jason Derulo, Mariah Carey.
 
İdolünüz var mı?
 
- İdol değil ama çizgisini beğendiğim sanatçılar var. Mesela Beyonce. Trınaklarıyla tırmanarak bir yerlere gelen, gerçekten sahne yeteneği olan, ayakları üzerinde duran, ne istediğini bilen, çalışkan ve güçlü bir kadın. Onun başarısına saygı duyuyorum. Çünkü komple bu pakete saygı duyulur. Her şeyden önce kadın şarkı söyleyebiliyor. Ne yazık değil mi? Şarkıcıları, şarkı söyleyebilen ve söyleyemeyen diye ayırmaya artık halkın da ağzı alıştı. Ama bunun sorumlusu ses yeteneği olmayan insanları piyasaya sunan yapımcılarda diye düşünüyorum. Mesleği şarkıcılık olmasına rağmen sektörde gerçekten şarkı söyleyebilen kişi çok az. İnsanların sesleriyle bilgisayar ortamında oynamak çok kolay. Ama saheneye çıktığınızda hem dans edip hem de canlı şarkı söyleyebilmek yalnızca gerçek yeteneklerin işi. Tab ki Beyonce’nin süper bir sesi var demiyorum. Bir Christina Aguilera, bir Celine Dion değil. Ama dans edebiliyor ve sahnesi kuvvetli. Konuştuğunda aklı başında konuşabiliyor, bir altyapısı var. Bir dünya starının mutlaka kültürel bir altyapısı olmalı.
 
Ama örneğin bir Rihanna’yı ele alırsak, onun başarısına saygı duyamıyorum. Çünkü tepeden indirilerek bulunduğu konuma getirildi. Dünya starı olabilmek için yeterli yeteneğe sahip olduğunu düşünmüyorum. Ses kapasitesi, sahne duruşu ve konumunu taşıyabilmek açısından değerlendiriyorum. Daha detayına girmeyeyim. Elbette bunlar benim kişisel düşüncelerim. Rihanna’nın beğendiğim şarkıları da var. Ama zaten bu şarkıların hiçbirini o yazmadı. 
 
Fakat sesini ise beğeniyle takdir ettiğim kişileri sıralamadan geçmeyeyim: Lara Fabian, Celine Dion, Leona Lewis ve Christina Aguilera.
 
Buradan hayranlarınıza ne söylemek isterdiniz?
 
- Sanatçıyı var eden hayranlarıdır. Sanatçı anlaşılma isteğiyle yanıp tutuşan bir fanidir. Düşünceleri farklıdır, toplum tarafından her zaman anlaşılmazlar. Sanatçı hayranları tarafından şarkılarında veya sözlerinde anlaşıldığında ondan mutlusu yoktur. Olayın temeli budur. Onları seviyorum! Belki de onların beni sevdiğinden daha fazla...